Haber

Anka’ya Konuşan Emekçi Kadınlar: Ölmek, Şiddete, Tacize Uğramak İstemiyoruz.

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(KOCAELİ/GEBZE) Emekçi kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde ANKA’ya konuştu… “Hem çalışıp ülkeyi kalkındırıyor hem patronu kalkındırıyor ama kendisi her aşamada geri plana atılmak zorunda bırakılıyor. Artık biz bu geri plandan bıktık” diyen kadınlar, “Biz kadınlar olarak asıl sıkıntıyı doğal yaşamın içinde yaşamıyoruz, bu sıkıntılar bize dışarıdan, egemenler tarafından yaşatılıyor. Fabrikalarda ayrım yapılıyor, kadınlara daha düşük ücret veriliyor ya da bir kriz olduğunda ilk kadınlar işten çıkarılıyor… Kadını ezmeye çalışan erkeğe karşı mücadele içerisinde; kadını ezmeye çalışan sisteme karşı, kadını ezmeye çalışan patrona karşı mücadele içerisindeyiz… Gerçekten yaşamak itiyoruz biz, ölmek istemiyoruz. Şiddete uğramak istemiyoruz, tacize uğramak istemiyoruz. Sokaklarda rahat gezmek istiyoruz ” ifadelerini kullandı.

DİSK Birleşik Metal İş Sendikası üyesi kadınlar, 8 Mart’a giderken Gebze’de “eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı için birlikte mücadele” çağrısıyla bir eylem yaptı. Eylemin ardından ANKA metal işçisi kadınlara mikrofon uzattı. Kadınlar, işçi sınıfı olarak yaşadıkları sıkıntılara ve kadın cinayetlerine karşı ses yükseltti. Bir işçi kadın verdikleri mücadeleyi, “Kadınlar her zaman bir mücadele içerisinde. Kadın ezmeye çalışan erkeğe karşı, kadını ezmeye çalışan sisteme karşı, kadını ezmeye çalışan patrona karşı mücadele içerisinde. Mobingden, şiddetten, tacizden bıkmışlar. Kendi hayatlarını kazanmak için verdikleri onurlu mücadelede yine kadın arkadaşlarının desteğiyle bir arada olup haklarını almak istiyorlar” şeklinde anlattı.

“Kadınları sömürmekten öteye gitmeyen bir sistemle karşı karşıyayız”

Birgül Ünsal: Kadınlar her zaman bir mücadele içerisinde. Kadını ezmeye çalışan erkeğe karşı mücadele içerisinde; kadını ezmeye çalışan sisteme karşı, kadını ezmeye çalışan patrona karşı mücadele içerisinde. Yok sayılmaktan bıkmış olan kadınlar artık hakları olanın verilmesini istiyorlar. Mobingden, şiddetten, tacizden bıkmışlar. Kendi hayatlarını kazanmak için verdikleri onurlu mücadelede yine kadın arkadaşlarının desteğiyle bir arada olup haklarını almak istiyorlar. Artık sistemin çarklarının kadınlardan yana dönmesini istiyoruz. Kadın cinayetlerinden kurtulmak istiyoruz artık. Hak ettiğimiz özgür yaşam hakkını elde etmek istiyoruz. Kanunların uygulanmasını, İstanbul Sözleşmesi’nn tekrar geri gelmesini (istiyoruz). İşçi sınıfı olarak da kadın var. Hem çalışıp ülkeyi kalkındırıyor hem patronu kalkındırıyor ama kendisi her aşamada geri plana atılmak zorunda bırakılıyor. Artık biz bu geri plandan bıktık, bunun mücadelesini veriyoruz. Kadınları sömürmekten öteye giden hiçbir şey yok. Tam tersine çocuk yapın evde kalın diyen bir sistemle karşı karşıyayız.

“İleri yüzyılı yaşamışken tekrar geriye gitmek çok üzücü”

Ayşe Kuyucu: Eşitsizlik her alanda karşımıza çıkabiliyor; gerek iş yeri, gerek sosyal hayatımızda ikinci plana atılmak, bastırılmaya çalışılmak gibi. Fatma Nur olsun, diğerleri olsun bunun gibi bir çok olayda ikinci planda kalmaları, seslerinin bastırılmış olması. 2026 yılında daha özgür, düşüncelerimizin ön planda olduğu ve bunu yönetebilmek adına bize daha fazla imkanlar sunulmasını isterim. İleri yüzyılı yaşamışken tekrar geriye gitmek çok üzücü.

“Kadınlar olarak sıkıntıyı doğal yaşamın içinde yaşamıyoruz, bu sıkıntılar bize dışarıdan egemenler tarafından yaşatılıyor”

Saniye Mehmetoğlu: Biz kadınlar olarak asıl sıkıntıyı doğal yaşamın içinde yaşamıyoruz, bu sıkıntılar bize dışarıdan egemenler tarafından yaşatılıyor. Fabrikalarda ayrım yapılıyor, kadınlara daha düşük ücret veriliyor ya da bir kriz olduğunda ilk kadınlar işten çıkarılıyor. Şu an gördüğümüz savaş gerçeği gibi; egemenler çıkarıyor savaşı ama bedel ödeyen işçi sınıfı oluyor, biz sınıf olarak bedel ödüyoruz. Bu yüzden de kadın olarak sorunlarımızın kaynağında bu düzenin kendisi var. Biz bunun farkındayız, bugünkü mücadelemizin amacı da bu, sendikaların çatısı altında buna karşı mücadele ediyoruz.

“Yeterli uygulamalar, önlemler alınsa biz her gün bu kadar cinayetle yüz yüze kalmayız değil mi?”

“Gerçekten yaşamak istiyoruz, ölmek istemiyoruz; şiddete, tacize uğramak istemiyoruz; sokaklarda rahat gezmek istiyoruz”

Ezgi Çakırbey: Ülkemizde maalesef kadınlara verilen değer hiç yok Daha dün 8 yaşındaki bir kız çocuğu öldürüldü annesiyle beraber. Mevcut hükümetin kadınlara yönelik hiçbir şeyi yok. Tarikat ve cemaatlerin kapatılmasını istiyoruz biz kadınlar olarak… Yasaların değişmesini istiyorum. Gerçekten yaşamak itiyoruz biz, ölmek istemiyoruz. Şiddete uğramak istemiyoruz, tacize uğramak istemiyoruz. Sokaklarda rahat gezmek istiyoruz.

Kaynak: ANKA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu